Obezite ve Obezite Cerrahisi'nde Psikolojik Destek

Obezite ve Obezite Cerrahisi'nde Psikolojik Destek

Vücudun aşırı yağlanması ile oluşan obezite, vücutta kalp damar hastalıkları başta olmak üzere birçok rahatsızlığa yol açmaktadır. Obezite fiziksel zararların yanı sıra insan psikolojisine de zarar vermektedir.

Obezite Depresyona Neden Olmaktadır

Obezite, kişinin fiziksel sağlığını tehdit ettiği gibi kişinin ruh sağlığını da olumsuz yönde etkilemektedir. Obezite sıklıkla depresyona yol açmaktadır. Günümüzde sosyokültürel ve teknolojik hızlı değişimlerin yaşanması, kültürel çatışmaların artması, moda ve eğilimlerin farklılaşması ile yeme bozukluğu oranı ve obezite artış göstermektedir. Özellikle beden imgesine yönelik sosyokültürel tutumlardaki değişim ülkemizde de yeme bozukluğu sıklığını artırmaktadır.

Obezite Arttıkça Benlik Değeri Azalıyor

Obezite ve psikoloji arasındaki ilişkiye bakıldığında normal vücut ağırlığına sahip olanlara göre obez hastalarda daha düşük benlik değeri, özellikle depresyon, kaygı bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları, uyku bozuklukları olduğu saptanmıştır. Obezite ile benlik değerinin azalması arasında doğrudan ilişki vardır.

Obeziteye Cerrahisi Öncesi ve Sonrası Psikolojik Destek Gereklidir

Obezitenin tedavisinde birçok yöntem (cerrahi, diyet vb.) uygulanmaktadır. Obezite cerrahisi beraberinde ciddi bir değişimi getirir. Bazı hastalar bu değişime ayak uydurmakta zorlanabilir, mevcut sıkıntılar yoğunlaşabilir veya yeni sorunlar ortaya çıkabilir. Hastaların ameliyata ruhen ve fiziken hazırlanmaları sürecinde bir uzman tarafından psikolojik açıdan değerlendirilmeleri önemlidir. Ameliyata girecek olan hastaların özellikle ameliyatla ilgili beklentilerini ve endişelerini açık bir şekilde uzmanla paylaşmalıdırlar.

Obezite Cerrahisi Sonrasındaki Dönemde En Sık Rastlanan Durumlar:

  • Hastalar az miktarda ve düşük kalorili yiyecekler yemeye teşvik edildikleri ve eski yeme alışkanlıklarını terk etmek zorunda kaldıkları için kendilerini kısıtlanmış hissedebilirler ve bu durum depresyonu tetikleyebilir.
  • Ameliyat öncesi var olan yeme bozuklukları yeniden ortaya çıkabilir. Hastanın istediği kadar yiyememesi ve sürekli kendini kısıtlaması sonucu dürtüsel yeme atakları, tıkınırcasına yeme bozukluğu ve gece yeme sendromu gelişebilir. Bu da ameliyatın istenen sonuçlarına ulaşmayı güçleştirir.
  • Hastalar yemekle olan ilişkilerinin azalması sonucu oluşan duygusal boşluğu tamamlamak için çeşitli bağımlılıklar (alkol ve madde gibi) geliştirebilirler.

Obezite cerrahisinden ilişkiler de etkilenebilir. Hastanın değişen beden algısı ile kendine güveni artar ve yakın çevresiyle ilişkileri güçlenir, ancak bazen hastadaki değişimlere eşi ya da partneri uyum sağlayamayabilir ve ilişkilerindeki denge bozulabilir.

Diyete Ek Olarak Bireysel Terapi ve Grup Terapisi Yapılabilir

Yapılan araştırmalar obez bireylerde psikolojik rahatsızlıklar saptandığını açıklamakta ve obezitenin diğer psikopatolojik rahatsızlıklarla birlikte görülme sıklığının olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yüzden obezite tedavisinde, obeziteden kaynaklanan psikolojik rahatsızlıkların tedavisi önem kazanmaktadır. Obezite tedavisi üzerinde etkili olan terapi yaklaşımlarından biri “bilişsel-davranışçı terapi”dir.

Bu terapide, hastaların çevresel uyarıları ve açlık duyumlarını hatalı yorumladıkları ve bunun rahatsız edici duygulara ve ardından yeme davranışına yol açtığı düşünülür. Bilişsel yeniden yapılandırma yöntemleri kullanılarak yemek ve diyetle ilgili işlevsel olmayan düşünceler, negatif duygular, motivasyon bozucu tutumlar ve bunlarla ilişkili mantık hataları tanımlanabilir. Böylece kişiye daha sağlıklı ve akılcı düşünme, daha iyi hissetme ve daha sağlıklı başa çıkma davranışı kazandırılmış olur. 


Yazıyı Paylaş

Bu yazı 04.04.2016 tarihinde
Psikolog Ertuğ Gül tarafından yazıldı.

SON YAZILAR